Marka Hakkı İhlali Durumunda Ne Yapmalısınız?

İsmail Sadırlı · · 8 dakika okuma
Marka hakkı ihlaline karşı korumayı simgeleyen kalkan, tescil belgesi ve taklit ürünü gösteren çizim

Tescilli markanızın başkası tarafından kullanıldığını görmek — raftaki taklit bir üründe, bir e-ticaret ilanında, bir tabelada ya da bir alan adında — ilk anda çaresizlik hissi verir. Oysa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, tescilli marka sahibine hem hukuk hem de ceza yolunda oldukça geniş talep imkânı tanır.

Belirleyici olan, ne yaptığınız kadar hangi sırayla ve ne kadar hızlı yaptığınızdır. Delil toplanmadan gönderilen bir ihtarname karşı tarafı uyarmaktan öteye geçmez; şikâyet süresi kaçırıldığında ceza yolu tümüyle kapanır; yıllarca sessiz kalınan bir kullanım ise dava hakkını ortadan kaldırabilir.

Aşağıda ihlalin nasıl tanımlandığını, delillerin nasıl kayda geçirileceğini, hukuk ve ceza yollarında neler talep edebileceğinizi ve zamanın aleyhinize işlediği noktaları sırasıyla anlatıyoruz.

Hangi kullanımlar marka hakkı ihlali sayılır?

Kanunun 7. maddesi tescilli markanın sahibine tanıdığı hakları, 29. maddesi ise bu hakka tecavüz sayılan fiilleri düzenler. Uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır:

Burada gözden kaçan bir sınır vardır: koruma, markanın tescil edildiği mal ve hizmet sınıflarıyla sınırlıdır. Tanınmışlık istisnası dışında, tümüyle farklı bir sektörde aynı ibarenin kullanılması tek başına ihlal oluşturmayabilir. Bu nedenle harekete geçmeden önce tescil kapsamınızın karşı tarafın faaliyetini gerçekten kapsayıp kapsamadığı incelenmelidir.

İlk adım: ihlali belgeleyin

İhlalin varlığını ispat yükü hak sahibindedir. Karşı tarafa haber verildiği anda ilan kaldırılır, tabela sökülür, ürünler depoya çekilir. Bu yüzden ilk hamle ihtarname değil, delilin kayıt altına alınmasıdır.

Delil, tespit edildiği an kadar değerlidir. Sonradan toplanan ekran görüntüleri çoğu zaman tarih ve içerik bakımından tartışmaya açık kalır; bu da güçlü bir dosyayı zayıflatır.

Markanızın izinsiz kullanıldığını fark ettiyseniz, karşı tarafa hiçbir bildirim yapmadan önce durumu bizimle değerlendirin.

İhtarname: dosyaların önemli bölümü burada kapanır

Deliller kayıt altına alındıktan sonraki olağan adım, noter aracılığıyla ihtarname göndermektir. İhtarnamede tescil bilgileriniz, tespit edilen kullanım, ihlalin durdurulması talebi ve makul bir süre yer alır.

İhtarnamenin iki işlevi vardır. Birincisi pratiktir: karşı tarafın çoğu zaman durumdan haberi yoktur ve kullanım dava açılmadan sona erer. İkincisi hukukidir: ihtarname, karşı tarafın ihlalden haberdar edildiği tarihi belgeler. Bu tarihten sonraki kullanım artık iyi niyetle açıklanamaz; tazminat talebinizi güçlendirir.

Her dosyada ihtarname doğru başlangıç değildir. Taklit ürün üretimi gibi delillerin kolayca ortadan kaldırılabileceği hâllerde uyarı yapmak, karşı tarafa hazırlık imkânı vermek anlamına gelir. Bu tür durumlarda doğrudan ihtiyati tedbir ve arama talebiyle harekete geçmek daha etkilidir.

İhtarnamenin içeriği sonraki davanın çerçevesini kurar. Tescil kapsamı, ihlalin niteliği ve talepler burada eksik ya da yanlış kurulduğunda, aynı iddialar dava aşamasında tartışmalı hâle gelir.

İhtarname ve sonrasındaki süreçler ofisimizde TÜRKPATENT nezdinde yetkili marka vekillerimiz tarafından yürütülür. Marka tescili hizmetimizi inceleyin.

Hukuk davasında neler talep edebilirsiniz?

Kanunun 149. maddesi, hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin taleplerini sayar. Bu talepler tek bir davada birlikte ileri sürülebilir:

Talep Ne sağlar
Tecavüzün tespiti Fiilin marka hakkına tecavüz oluşturduğunun mahkemece saptanması
Durdurma ve önleme Devam eden kullanımın durdurulması, muhtemel tecavüzün önlenmesi
Tecavüzün kaldırılması Ürünlerdeki markanın silinmesi, kaçınılmazsa ürün ve araçların imhası
Maddi tazminat Fiili zarar ve yoksun kalınan kazancın karşılanması
Manevi tazminat Marka sahibinin kişilik haklarının zedelenmesinin karşılığı
İtibar tazminatı Kötü kalitede taklitler nedeniyle markanın itibarının zarar görmesi hâlinde ek tazminat
El koyma ve mülkiyet Tecavüz ürünleri ile üretim araçlarına el konulması, üzerlerinde mülkiyet hakkı tanınması
Kararın ilanı Kesinleşen kararın masrafı karşı tarafa ait olmak üzere ilan edilmesi

Yoksun kalınan kazancın hesabında kanun üç yöntem sunar ve tercih hakkı marka sahibindedir: markanın ihlal edilmemesi hâlinde elde edilebilecek muhtemel gelir, tecavüz edenin markayı kullanarak elde ettiği net kazanç veya markanın lisans yoluyla kullandırılması hâlinde istenebilecek lisans bedeli. Dosyanın verilerine göre bu yöntemler birbirinden çok farklı tutarlar üretir.

Davanın sonucunu beklemek çoğu zaman mümkün değildir; bu nedenle dava açılmadan önce veya dava ile birlikte ihtiyati tedbir istenir. Tedbir kararıyla satışın durdurulması, ürünlere el konulması ve gümrükte ürünlerin durdurulması sağlanabilir. Mahkeme genellikle teminat ister.

Davalar Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülür; bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevi asliye hukuk mahkemeleri üstlenir. Yetki bakımından davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yer veya tecavüzün etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi seçilebilir.

Cezai yol ve altı aylık şikâyet süresi

Marka hakkına tecavüz aynı zamanda suçtur. Kanunun 30. maddesi, başkasının marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten, satışa arz eden, satan, ithal veya ihraç eden ya da ticari amaçla elde bulunduran kişiler için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörür.

İki nokta hayatidir:

Şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılır. Soruşturma kapsamında arama ve el koyma kararlarıyla taklit ürünler piyasadan hızla çekilebilir; bu, ceza yolunu hukuk davasına göre çok daha hızlı sonuç veren bir baskı aracı hâline getirir. İki yol birbirini engellemez, birlikte yürütülebilir.

Altı aylık şikâyet süresi geri alınamaz. İhlali öğrendiğiniz tarihten itibaren işleyen bu süre dolduğunda, aynı fiil için ceza yolu bir daha açılmaz; elinizde yalnızca hukuk davası kalır.

Hangi yolun — ihtarname, tedbir, ceza şikâyeti ya da bunların birleşimi — dosyanıza uygun olduğunu birlikte belirleyelim. Ön değerlendirme talep edin.

İnternet, e-ticaret ve alan adı ihlalleri

İhlallerin büyük bölümü artık çevrimiçi gerçekleşiyor ve bu alanda mahkemeye gitmeden işleyen mekanizmalar var:

Bu yollar hızlı ve düşük maliyetlidir; ancak kalıcı değildir. Kaldırılan ilan başka bir hesaptan yeniden açılabilir. Sistematik ihlallerde asıl çözüm, tedbir kararı ve dava ile kullanımın kaynağında durdurulmasıdır.

Zamanın aleyhinize işlediği üç kural

Sessiz kalma yoluyla hak kaybı. Sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiğiniz veya bilmeniz gerektiği hâlde birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalırsanız, kötü niyet hâli dışında o markanın hükümsüzlüğünü artık ileri süremezsiniz. İhlali görmezden gelmenin bedeli hakkın kendisidir.

Tazminat zamanaşımı. İhlalden doğan özel hukuk taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'nun zamanaşımı hükümleri uygulanır: zararı ve faili öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl. Devam eden ihlallerde süre her yeni fiille yeniden işlemeye başlar; buna karşın geçmişe yönelik talepler daralır.

Kendi kullanımınızı ispat yükü. Markanız beş yıldan uzun süredir tescilliyse, davalı sizin markayı ciddi biçimde kullanmadığınızı def'i olarak ileri sürebilir. Bu def'i kabul edilirse tecavüz talepleriniz sonuçsuz kalır. Bu nedenle fatura, katalog, tanıtım ve satış kayıtlarının düzenli saklanması sadece bir muhasebe alışkanlığı değildir.

Karşı tarafın da markasını tescil ettirmiş olması, sanıldığı gibi bir kalkan değildir. Kanun açıkça düzenler: sonraki tarihli tescil sahibi, daha önceki tarihli hak sahibinin açtığı tecavüz davasında kendi tescilini savunma gerekçesi olarak ileri süremez. Bu durumda tecavüz davasıyla birlikte sonraki markanın hükümsüzlüğü de istenir.

Markanız tescilli değilse

Tescil yoksa yukarıdaki araçların çoğu kullanılamaz. Ceza yolu kapalıdır, Sınai Mülkiyet Kanunu'na dayalı tecavüz davası açılamaz. Geriye Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümleri kalır; bu yolda markanın sizin tarafınızdan önce ve ciddi biçimde kullanıldığını ispat etmeniz gerekir — belge yükü ağır, sonuç belirsizdir.

Daha ciddi risk şudur: aynı ibareyi karşı taraf tescil ettirirse, kendi markanızı kullanmaya devam ettiğiniz için ihlal eden konuma siz düşersiniz. Eskiye dayalı kullanımınıza dayanarak bu tescilin hükümsüzlüğünü isteyebilirsiniz, ancak bu ayrı bir dava, ayrı bir masraf ve yıllar demektir.

Tescil, ihlale karşı elinizdeki tek gerçek dayanaktır. Markanız henüz tescilli değilse veya kapsamının yeterli olup olmadığından emin değilseniz, ilk adım aynı veya benzer bir başvurunun sicilde bulunup bulunmadığını görmektir.

Ücretsiz marka sorgulaması yapalım; sonucu birlikte değerlendirelim.

Sıkça sorulan sorular

Davalar Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülür. Bu mahkemenin bulunmadığı yerlerde görevi asliye hukuk mahkemeleri üstlenir. Yetki bakımından davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yer ya da tecavüzün etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi seçilebilir.
Evet, ihtarname gönderilmesi dava açmanın zorunlu şartı değildir. Taklit ürün üretimi gibi delillerin kolayca ortadan kaldırılabileceği durumlarda önceden uyarı yapmadan ihtiyati tedbir talebiyle harekete geçmek tercih edilir.
Marka hakkına tecavüz suçu için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Suç şikâyete bağlıdır; fiili ve faili öğrendiğiniz tarihten itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulması ve markanın Türkiye'de tescilli olması gerekir.
Fiili zararın yanında yoksun kalınan kazanç da istenir. Yoksun kalınan kazanç üç yöntemden biriyle hesaplanır: markanın ihlal edilmemesi hâlinde elde edilebilecek muhtemel gelir, tecavüz edenin elde ettiği net kazanç veya lisans verilseydi istenebilecek bedel. Hangi yöntemin uygulanacağını marka sahibi seçer.
Sınai Mülkiyet Kanunu'na dayalı tecavüz davası ve ceza yolu tescilsiz markalar için kapalıdır. Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabet hükümlerine dayanılabilir; ancak markayı daha önce ve ciddi biçimde kullandığınızı belgelerle ispat etmeniz gerekir.
Sonraki tarihli tescilli bir markanın kullanıldığını bildiğiniz hâlde birbirini izleyen beş yıl sessiz kalırsanız, kötü niyet hâli dışında hükümsüzlük talebinde bulunamazsınız. Tazminat talepleri bakımından da zararı ve faili öğrenmenizden itibaren iki yıllık zamanaşımı işler.

Markanız izinsiz kullanılıyorsa süre işliyor

Ceza şikâyeti için altı aylık, tazminat talebi için iki yıllık süre var. Dosyanızı marka vekillerimiz incelesin, izlenecek yolu birlikte belirleyelim.

Ücretsiz Ön Değerlendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya taahhüt niteliği taşımaz. Süreçler başvurunun içeriğine ve TÜRKPATENT'in değerlendirmesine göre değişebilir. Bize ulaşarak durumunuza özel değerlendirme alabilirsiniz.

WhatsApp ile Yazın