Patent sorgulama, buluşunuzun daha önce başkası tarafından ortaya konup konmadığını görmek için yapılan araştırmadır. Marka sorgulamasıyla karıştırılmamalı: markada bir isme bakılır, patentte bir fikrin dünya üzerinde herhangi bir yerde, herhangi bir dilde daha önce açıklanıp açıklanmadığına bakılır. Bu, işi baştan zorlaştıran ama aynı zamanda neden ciddiye alınması gerektiğini açıklayan farktır.
Aşağıda önce araştırmanın neden başvurudan önce yapılması gerektiğini, sonra hangi veri tabanının neyi kapsadığını, TÜRKPATENT ekranının nasıl kullanıldığını, anahtar kelimenin neden tek başına yetmediğini ve araştırmanın hiçbir zaman göremeyeceği iki kör noktayı anlatıyoruz.
Neden başvurudan önce araştırma yapılır?
İki sebebi var ve ikisi de somut. Birincisi para: başvuru reddedilse bile ödenen resmî ücretler iade edilmez. Araştırma ücreti, inceleme ücreti ve vekil hizmet bedeli, sonucu ne olursa olsun harcanmış olur.
İkincisi ve daha önemlisi, yeniliğin nasıl ölçüldüğü. Kanun burada oldukça geniş bir tanım kullanıyor:
“Tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde, yazılı veya sözlü tanıtım yoluyla ortaya konulmuş veya kullanım ya da başka herhangi bir biçimde açıklanmış olan toplumca erişilebilir her şeyi kapsar.”
Maddenin üç ifadesine dikkat edin: dünyanın herhangi bir yerinde, sözlü tanıtım yoluyla da olabilir ve toplumca erişilebilir her şey. Yani yeniliği ortadan kaldıran şey bir patent belgesi olmak zorunda değildir. Japonca bir akademik makale, on yıl önce kapanmış bir firmanın kataloğu, bir fuarda yapılan sunum ya da YouTube'a yüklenmiş bir tanıtım videosu da aynı sonucu doğurur.
Bu yüzden “ben böyle bir şey görmedim” cümlesi bir araştırma sonucu değildir. Buluşunuzun gerçekten yeni olup olmadığı, ancak sınıf bazlı ve çok dilli bir taramayla anlaşılır. Buluşunuz için ücretsiz ön araştırma talep edin — ücret ödemeden önce nerede durduğunuzu görün.
Hangi veri tabanı neyi kapsıyor?
Dört ücretsiz kaynak var ve hiçbiri tek başına yeterli değil. Kapsamları farklı olduğu için birinde çıkmayan belge diğerinde çıkabilir.
| Veri tabanı | Kapsam | Ne işe yarar |
|---|---|---|
| TÜRKPATENT | Türkiye'deki ulusal başvurular, PCT ulusal faz girişleri ve Avrupa patenti validasyonları | Türkiye'de kimin hangi hakkı aldığını görmek — yurt içi çakışma kontrolü |
| Espacenet | Avrupa Patent Ofisi'nin dünya veri tabanı; 1782'den bugüne 160 milyondan fazla belge (EPO, 2026) | Asıl yenilik araştırması burada yapılır; sınıf araması ve aile görünümü güçlü |
| WIPO Patentscope | PCT uluslararası başvurular ve pek çok ulusal koleksiyon | Çok dilli genişletmeli arama — aynı kavramın başka dillerdeki karşılıklarını da tarar |
| Google Patents | Geniş patent koleksiyonu ve makine çevirisi; ayrıca patent dışı literatür | Hızlı ilk bakış ve yabancı dildeki belgeleri okunur hâle getirmek |
Sıra önemlidir. TÜRKPATENT ile başlamak yaygın bir alışkanlıktır ama yanlış bir güven verir: orada bir şey çıkmaması buluşunuzun yeni olduğunu göstermez, yalnızca Türkiye'de kimsenin başvurmadığını gösterir. Yenilik dünya ölçeğinde değerlendirildiği için asıl araştırma Espacenet'te yapılır.
TÜRKPATENT ekranında hangi alanlar var?
Patent Araştırma sayfası üyelik istemez. “Gelişmiş Arama” sekmesinde aranabilen alanlar şunlardır:
- Buluş Başlığı ve Buluş Özeti — metin araması yalnızca bu iki alanda yapılır
- Başvuru Sahibi ve Buluş Sahibi — bir rakibin portföyünü görmek için
- IPC Sınıfı ve CPC Sınıfı — teknik sınıf bazlı arama
- Başvuru, PCT, EPC ve rüçhan numaraları; yayın tarihi aralığı; vekil
İkinci maddeyi atlamayın, çünkü sık yapılan bir hatanın kaynağı orada: metin araması tarifname ve istemlerin tam metnini taramaz. Yalnızca başlık ve özet taranır. Bir buluş özette kullanılmayan bir kelimeyle anlatılmışsa, o kelimeyle arayan kişi belgeyi hiç görmez. Sonuç, aslında dolu olan bir alanın boş görünmesidir.
Anahtar kelime yetmez: sınıfla aramak
Patent araştırmasının en kritik tekniği budur ve amatör aramayı profesyonelden ayıran şey de budur. Aynı buluş farklı belgelerde bambaşka kelimelerle anlatılır: biri “sabitleme elemanı” der, öteki “kilitleme aparatı”, üçüncüsü “bağlantı tertibatı”. Üçü de aynı şeydir; üçünü de bulmanın yolu kelimeden geçmez.
Bu yüzden her patent belgesine IPC (Uluslararası Patent Sınıflandırması) ve çoğunlukla CPC kodları verilir. Kod, belgeyi yazan kişinin kelime tercihinden bağımsız olarak buluşun hangi teknik alana ait olduğunu söyler. Pratik yöntem şudur:
- Anahtar kelimeyle bir arama yapıp buluşunuza en yakın birkaç belgeyi bulun.
- O belgelerin künyesindeki IPC / CPC kodlarını not edin.
- Aramayı bu kez kod üzerinden tekrarlayın — kelimeyi tümüyle bırakın.
- Çıkan listeyi daraltmak için kodu kelimeyle birlikte kullanın.
Üçüncü adımda çoğu kişi ilk kez, kelimeyle hiç bulamadığı belgelerle karşılaşır. Kötü haber gibi görünse de bu iyi haberdir: o belgeyi başvurudan önce görmek, araştırma raporunda görmekten çok daha ucuzdur.
Bulunan belge nasıl okunur?
Benzer bir belge bulmak, buluşunuzun patentlenemeyeceği anlamına gelmez. Belgenin hangi kısmının bağlayıcı olduğunu bilmek gerekir.
Bir patent belgesinde tarifname buluşu anlatır, istemler (talepler) ise korumanın sınırını çizer. Değerlendirmede belirleyici olan istemlerdir. Tarifnamede geçen ama istemlere girmemiş bir ayrıntı, o patentin koruma kapsamında değildir — ancak yayımlanmış olduğu için tekniğin bilinen durumuna dâhildir ve sizin başvurunuzun yeniliğini yine de etkileyebilir. Bu ikisini karıştırmak, araştırma sonucunu olduğundan iyimser ya da kötümser okumaya yol açar.
Belgenin hukuki durumuna da bakın: başvuru mu, verilmiş patent mi, yıllık ücret ödenmediği için hakkı sona ermiş mi, hangi ülkelerde geçerli? Türkiye'de geçerli olmayan bir patent, sizin Türkiye'deki üretiminizi engellemez — ama yayımlanmış olduğu için yeniliğinizi yine de ortadan kaldırır. Koruma ile yenilik iki ayrı sorudur.
Araştırmanın göremediği iki şey
En iyi yapılan araştırmanın bile iki kör noktası vardır ve ikisi de yapısaldır; daha dikkatli arayarak kapatılamaz.
Birincisi: son on sekiz ay görünmez. Patent başvuruları yapıldığı anda yayımlanmaz.
“Başvuru veya varsa rüçhan tarihinden itibaren on sekiz aylık sürenin dolması veya bu süre dolmadan başvuru sahibinin erken yayım talebi üzerine, patent veya faydalı model başvurusu Bültende yayımlanır.”
Yani bugün yaptığınız araştırma, son on sekiz ay içinde yapılmış başvuruları göremez — üstelik bu başvurular sizden önceki tarihli oldukları için, sonradan yayımlandıklarında sizin başvurunuzun yeniliğini etkiler (SMK m.83/3). Bu gecikme dünyanın her yerinde aynıdır; hiçbir veri tabanı bunu aşamaz.
İkincisi: patent dışı literatür. Akademik makaleler, tezler, ürün katalogları, standartlar ve fuar sunumları patent veri tabanlarında yer almaz; oysa m.83/2 hepsini tekniğin bilinen durumu sayar. Bazı alanlarda — özellikle yazılım ve malzeme bilimi — en yakın belge bir patent değil, bir makaledir.
Bu iki kör nokta ön araştırmayı gereksiz kılmaz, beklentiyi düzeltir. Ön araştırma “kesin sonuç” değil, risk ölçümüdür: hangi istemlerin dar yazılması gerektiğini, buluşun patente mi faydalı modele mi uygun olduğunu ve dosyaya girmeye değip değmeyeceğini söyler. Araştırmayı biz yapalım — sınıf tespiti ve çok dilli tarama, sonucu en çok değiştiren iki adımdır.
Kendi açıklamanız da size karşı delil olur
Araştırma yaparken en sık gözden kaçan belge, buluş sahibinin kendi paylaşımıdır. Kanun bu konuda kişiye ayrıcalık tanımaz: fuarda sergilenen ürün, sosyal medyada yayımlanan tanıtım, satışa çıkarılan ilk parti — hepsi toplumca erişilebilir açıklamadır ve yeniliği ortadan kaldırır.
Kanun yalnızca dar bir kurtarma penceresi bırakır:
“Buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkileyecek nitelikte olmakla birlikte, başvuru tarihinden önceki on iki ay içinde veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan hakkı tarihinden önceki on iki ay içinde ve aşağıda sayılan durumlarda açıklama yapılmış olması buluşa patent veya faydalı model verilmesini etkilemez: a) Açıklamanın buluşu yapan tarafından yapılmış olması.”
Buna hoşgörü süresi denir ve on iki aydır. Ürününüzü tanıttıktan sonra bu süre içinde başvurursanız kendi açıklamanız size karşı kullanılmaz. Süre dolduktan sonra ise buluş, sizin elinizle kamuya mal olmuş sayılır.
Ürününüzü daha önce tanıttıysanız, ilk yapılacak iş takvimi hesaplamaktır. On iki ay ilk açıklama tarihinden işler; fuar fotoğrafı, ilan tarihi veya ilk satış faturası bu tarihi belirler. Ayrıca bu hoşgörü Türkiye ve Avrupa için geçerlidir, her ülke aynı imkânı tanımaz — yurt dışı planı varsa süre daha da daralır. Tarihi birlikte belirleyelim.
Araştırma sonrası: üç olası sonuç
- Yakın belge yok. Başvuruya geçilir. Bu aşamada asıl iş istemlerin yazımıdır: koruma kapsamını belirleyen metin odur.
- Yakın belgeler var ama buluşunuz farklı. En sık karşılaşılan tablodur. İstemler bu belgelerden ayrışacak biçimde kurgulanır; ayrışma noktası ne kadar netse dosya o kadar güçlüdür.
- Aynısı zaten var. Kötü bir sonuç gibi görünür ama en ucuz sonuçtur: hiçbir resmî ücret ödenmeden öğrenilmiştir. Bu durumda buluşun geliştirilebilir bir yönü aranır ya da faydalı model seçeneği değerlendirilir.
Hangi sonuç çıkarsa çıksın, kazanan taraf araştırmayı yapmış olandır. Patent tescil sürecini baştan sona yürütüyoruz; ön araştırma bu sürecin ücretsiz ilk adımı. Buluşunuzu anlatın, nerede durduğunuzu birlikte görelim.
Sıkça sorulan sorular
Ücret ödemeden önce nerede durduğunuzu görün
Buluşunuzun sınıfını tespit edip çok dilli ön araştırmayı patent vekillerimiz yapsın: yakın belgeleri, istemlerin nasıl kurgulanması gerektiğini ve dosyanın gerçekçi şansını birlikte değerlendirelim.
Ücretsiz Ön DeğerlendirmeBu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya ilişkin hukuki görüş veya taahhüt niteliği taşımaz. Süreçler başvurunun içeriğine ve TÜRKPATENT'in değerlendirmesine göre değişebilir. Bize ulaşarak durumunuza özel değerlendirme alabilirsiniz.